GEZİ GÜZERGÂHI


Şerafettin Cami
Şerafettin Cami

Hükümet konağının güney cephesindedir. Camii ilk defa XII. Yüzyılda Şeyh Şerafettin tarafından yaptırılmış 1336 yılında tamamen yıktırılarak Çavuş oğlu Mehmet Bey tarafından inşa ettirilmiştir. Camii gövdesi kesme taşlardan büyük bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbeyi 10 fil ayağı tutmakta, güneyinde bir yarım kubbe ile desteklenmektedir. Mihrabın bulunduğu kısmı dışarıya taşmaktadır. Güney kısmı hariç diğer yönlerdeki ikinci kat mahfelleri bulunmaktadır. Camii iç yazı ve nakışlarla donatılmıştır. Mermer işlemeli mimber ve mihrabı takdire değer bir sanat eseridir. Sonradan ilave edilmiş tek şerefeli bir de minaresi vardır.





Şemsi Tebrizi Cami
Şemsi Tebrizi Cami

Mevlâna Celâleddin Rûmî’nin hayatında en önemli değişim Şems-i Tebrizî ile olan karşılaşması ile başlar. Bu tarihe kadar medrese ve camilerde ders ve vaazlarla meşgul olan Mevlâna, Şems ile buluşmasından sonra değişmiştir. Tebriz’de dünyaya gelen Şems-i Tebrizi'nin asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şems-i Tebrizi’nin manevi arayışı Hz. Mevlana ile karşılaşması ile son bulmuştur. Dünyaya, kılık ve kıyafete önem vermeyen Şems, Mevlana ile üç- üçbuçuk yıl süren beraberliği neticesinde onun hayatında yeni ufukların açılmasını sağlamış, O’nu kamil bir Hak aşığı yapmıştır. Mevlâna dostu Şems’i unutmamış ve yazdığı Divan’ı âdeta ona ithaf etmiştir. Bu gün Konya’da Şems makamı olarak bilinen ve Mevlana türbesinden önce ziyaret edilen Şemsi-i tebrizi camiinin İlk olarak 13. Yüzyılda yapıldığı ileri sürülmektedir.



Bugünkü yapı ise 1510 yılında Abdürrezakoğlu Emir İshak Bey tarafından mescid ile birlikte elden geçirilmiş ve genişletilmiştir. Ancak kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir. Cami bölümüyle bitişik durumda, içten tavanlı dıştan sekizgen tambur üzerine piramidal külahla örtülüdür. Eyvan şeklinde olan türbe mescide kalem işi süslenmiş ahşap Bursa kemeriyle açılır. Diğer yönlerde biri altta, diğeri üstte olmak üzere ikişer penceresi vardır. Üzeri örtülü sandukanın altında önceleri kuyu bulunduğu söyleniyorsa da araştırmalar neticesinde burasının kuyu değil mumyalık olduğu anlaşılmıştır. Gövdesi taştan tambur ve külahı ise tuğladan yapılan türbe 1977 yılında onarılmıştır.




SULTAN SELİM CAMİİ (SELİMİYE CAMİİ)
Selimiye Cami

Mevlana Dergâhının batısında inşaatına Sultan II. Selim’in şehzadeliği zamanında başlanmış 1558-1567 yılları arasında tamamlanmıştır. Camii Osmanlı klasik mimarisinin Konya'daki en güzel eserlerindedir. Kuzeyinde altı sütuna istinat ettirilmiş yedi kubbeli son cemaat yeri ve cümle kapısı mevcuttur. Son cemaat yerinin sağ ve solunda tek şerefeli iki minaresi vardır.





Kapu Cami
Kapu Cami

Konya'nın merkezinde Tevfikiye Caddesi üzerindedir. Asıl adı ihyaiyye olup eski Konya Kalesinin kapılarından birini çevresinde yer aldığında Kapu Camii adıyla anılır. Cami ilk defa 1658 yılında Mevlevi Dergahı Postnişinlerinden Pir Hüseyin Çelebi tarafından yapılmıştır. Bir süre sonra yıkılan bu camiyi 1811 yılında Konya Müftüsü Esenlilerlizade seyyid Abdurrahman yenilemiş, 1867 yılında bir yangın cami ile birlikte bu civardaki vakıf dükkanları da yok etmiştir. Bu yeni inşasına dair 1285 H. (18868 M) tarihli kitabesi taç kapısı üzerinde yer almaktadır.



Kapı Cami Konya'da yer alan Osmanlı Dönemine camilerinin en büyüğüdür. Kuzeyinde 10 mermer sütuna istinat eden yüksek bir son cemaat mahalli ve basık kemerli bir cümle kapısı vardır. Ayrıca doğu ve batı yönlerinde de birer kapısı bulunmaktadır. Kesme taşlardan inşa edilen camiinin üzeri dıştan çatı, içten büyüklü küçüklü sekiz kubbe ile örtülüdür.



İplikçi Cami
İplikçi Cami

Alaeddin Caddesi üzerindedir. Şemseddin Altunaba tarafından1201 yılından sonra yaptırılmış, Somuncu Ebubekir tarafından 1332’de genişletilmiş, yenilenmiştir. Cami iplikçiler çarşısında bulunduğu için İplikçi Camii adını almıştır. 1951-1960 Klasik Eserler Müzesi olarak kullanılan camii, 1960 yılında tekrar ibadete açılmıştır.





Sahib Ata Cami ve Külliyesi
Sahib Ata Cami ve Külliyesi

Anadolu Selçuklu Devleti Vezirlerinden Sahip Ata tarafından 1258 - 1283 yılları arasında inşa edilmiş olan mescid türbe, hanigah ve hamamdan ibarettir. Mimarı Abdullah Bin Kellük'tür.





Alaeddin Cami
Alaeddin Cami

Alâeddin Cami Selçuklu başkentinde, şehrin tarihi çekirdeğini oluşturan bir höyük olan Alâeddin Tepesi üzerinde kurulmuştur. Yapının Mevkii: Selçuklu İlçesi Hamidiye Mahallesi. Alaaddin Caddesi’nde yer almaktadır. Yapım Tarihi-Mimari Çağı: M.1156/1221 – Selçuklu





Aziziye Cami
Aziziye Cami

Konya merkezindedir. Kesme Gödene Taşı ile yapılan mabed son Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerindendir. Yerindeki 1671-1676 yılları arasında Şeyh Ahmed eliyle yaptırılan camii yandığı için 1867 Sultan Abdülaziz'in annesi Pertenihal adına yeniden bugünkü Camii yaptırılmış ve bu adla anılmıştır. Türk Baroku üslubunda yapılan caminin altı mermer sütuna oturan üç kubbeli son cemaat yerinin iki ucunda kaideleri şadırvanlı iki minaresi dikkat çeker. Üzeri ferah kubbe ile örtülüdür.





Sille
Sille

5500 yıllık modern bir şehir. Ortadoks dünyasının kutsal hac yolculuğunun uğrak mekanı. Burada bahsi geçen Rum Romaya ait anlamı taşımaktadır ve Karamanlı Ortodoksların mübadele öncesi yaşadığı yerleşimdir. Sille: Burada bahsi geçen Rum Romaya ait anlamı taşımaktadır ve Karamanlı Ortodoksların mübadele öncesi yaşadığı yerleşimdir.





Akyokuş Tepesi
Akyokuş Tepesi

Konya 'yı kuş bakışı görebileceğiniz harika bir manzara.





Alaeddin Tepesi
Alaeddin Tepesi

Alaeddin Tepesi: 1941 yılında Türk Tarih Kurumu tarafından yapılan kazılar sonucu tepedeki ilk yerleşimin MÖ 3000'lerde, Erken Tunç Çağında başladığı anlaşıldı.[1] Bu dönemden sonra sırasıyla Frig, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de yerleşim yeri olarak kullanılmaya devam edildi. Günümüzde ise tarihi değerinin yanı sıra bir mesire yeri konumundadır.





İstiklal Harbi Şehitliği
İstiklal Harbi Şehitliği

İstiklal Harbi Şehitleri Abidesi: 460 metrekare kapalı alandan oluşan müze; Kurtuluş Savaşı ve savaş yıllarını anlatan özel maket ve figürlerden oluşmaktadır.





KültürPark
KültürPark

Kültür Park: Şehrin merkezinde yeşil dokusu ile içinde aslına uygun inşa edilen tarihi Dede Bahçesi, yeni amfi tiyatrosu, havuz, kapalı kermes alanı, sosyal alanları, yeni yaya yolları, 112, polis ve zabıta merkezleri ve İl Halk Kütüphanesi bulunmaktadır.



Mevlana Kültür Merkezi
Mevlana Kültür Merkezi

Mevlana Kültür Merkezi, Mevlana Müzesi’ne yaklaşık bir kilometre uzaklıkta, tarihi Üçler Mezarlığı’na yakın konumdadır. Yaklaşık 100.000 m²’lik bir alana sahip olan Kültür Merkezi, Konya’da yapılacak tüm programları karşılayacak büyüklük ve konuma sahiptir.



Sille Aya Elena Kilisesi
Sille Aya Elena Kilisesi

Sille, Anadolu uygarlıkları için özel bir anlam taşıyan ve tarihte kültürlerin bir arada yaşadığı ve erken Hıristiyanlık döneminin önemli bir merkezidir. İsa'dan sonra 327 yılında Bizans İmparatoru Constantin'in annesi Helena, Hac için Kudüs'e giderken Konya'ya uğramış, buradaki ilk Hıristiyanlık çağlarına ait oyma mabetleri görmüş, Hıristiyanlara Sille'de bir mabed yaptırmaya karar vermiştir. Aya-Elena Kilisesi asırlar boyu onarımlar görerek günümüze kadar gelmiştir. Kilisenin iç kapısının üstünde Yunan harfleriyle yazılmış Türkçe bir tamir kitabesi kilisenin tarihi hakkında bilgi vermektedir. Bu kitabe 1833 tarihlidir. Aynı kitabenin üzerinde ise kilisenin dördüncü tamiratının Sultan Mecit döneminde gördüğünü belirten üç satırlık bir kitabe daha bulunmaktadır.


Kilise düzgün kesme Sille Taşı ile yapılmıştır. Avlusunda kayalara oyulmuş odalar bulunmaktadır. Kilisenin kuzeye açılan kapısından dış nartekse girilir. Burada kadınlar mahfeline çıkan iki yönlü taş merdivenler yer almaktadır. Kilisenin ana kubbesi dört fil ayağı üzerinde olup, kilise üç neflidir. Kilisenin içerisinde ahşaptan, üzeri alçı süslü bir vaaz kürsüsü ile apsisle ana mekânı ayıran ahşap alçılı kafes bir sanat şaheseridir. Kubbe geçişlerinde ve taşıyıcı ayaklarda Hz. İsa, Hz. Meryem ile havarilere ait resimler bulunmaktadır.



Sille Ak hamam
Sille Ak hamam

Sille Subaşı Mahallesi, Hükümet Caddesi’nde yer alır. Yapı moloz taş ve tuğladan yığma olarak inşa edilmiştir.Hamam olarak yapılmış olan yapı günümüzde restore edilmiş olup müze olarak kullanılmaktadır. Yapım Tarihi-Mimari Çağı: M.1884



Sultan Hamamı
Sultan Hamamı

Larende Caddesi’nde Sahip Ata Külliyesi’nin bir bölümünü oluşturan hamam, külliye ile beraber Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından yaptırılmıştır. Külliyenin yapımına 1258 yılında başlanmış, türbe ve hanikâhın eklenmesi ile 1283 yılında tamamlanmıştır. Hamam da 1258–1283 yılları arasında yapılmıştır. Sultan Hamamı ismi ile bilinen bu hamam Selçuklu hamam mimarisinin önemli örnekleri arasındadır. Çifte hamam planında yapılmış olup, soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelmiştir. Yapımında kesme taş ve yer yer de moloz taş kullanılmıştır.



Meram Hamamı
Meram Hamamı

Meram’da, tarihi köprü çıkışında yer alan Beylikler devrinde yapılmış Meram Hamamı, yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.



Mevlana Türbesi
Mevlana Türbesi

Dört fil ayağı sütun üzerine bir Selçuklu şaheseridir. Kubbeyi hadranın dıştan 16 dilimli bir külahı vardır. Külahla silindir gövdenin birleştiği yerde Ayet-el Kürsi yazılıdır. Kubbe muhtelif motifler süs ve kufi ayetlerle bezenmiştir. Kubbenin altında Mevlâna ve Sultan Veled yatmaktadır. Mezar üzerinde en son II. Abülhamit 'in hediye ettiği altın sim işli bir puşide örtülüdür. Kubbenin doğusunda Sultan - Ül- Ülema'nın kabri bulunmaktadır. Selçuklu ağaç işlemeciliğinin bir şaheseri olan sandukası yüksekçedir. Arka cephesi görülmediğinden ayakta imiş hissini verir. Bu sanduka Mevlâna için yapılmış, bilahare babasının üzerine kaldırılmıştır./p>


Galeri